Türk futbol camiasında taksit taksit temizlenme aşamasında sona gelindiğini düşünüyorum.
Yasal ve yasa dışı bahis operasyonlarıyla başlayan süreç, kulüp yöneticilerine kadar uzandı.
Tüm bunlar yaşanırken, Türkiye Futbol Federasyonu’na bağlı çalışan Merkez Hakem Kurulu da başka bir tartışmanın merkezine oturdu. Öteden beri devam ettiği iddia edilen kurum içi mobbing, bazı hakemlerle ilgili evrakta sahteciliğe kadar uzanan iddialar, bazı hakemleri yok etme, dizayn etme ve doğal olarak maçların sonuçlarına etki edildiği yönündeki suçlamalar savcılık soruşturmasının konusu haline geldi.
Neredeyse futbolun bütün bileşenlerinin haklı ya da haksız şekilde yıllardır şikayet ettiği hakemler ve onları yönetenlerle ilgili, bireysel bir başvurudan yola çıkılarak soruşturma açılması başka bir yazının gündemi.
Üzerinde müstakil olarak durulması gereken bir konu...
Benim dikkatinize sunacağım iki durum var.
TFF, kendisine dokunulduğu anda futbolda bahis soruşturması kapsamında Süper Lig ve 1. Lig’de mücadele eden takımların yöneticileriyle ilgili listeyi açıkladı.
Birincisi, bana göre TFF burada rol çalıyor.
Bu listenin tam da tüm eleştirilere rağmen görevde tuttuğu ve açıktan destek verdiği MHK tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde açıklanmasını, gündemi değiştirme çabası olarak görüyorum.
Ellerinde böyle bir liste varsa, bunun aslında çok daha uzun bir liste olduğunu düşünüyorum.
Esasında açıklanmasını beklediğim, daha alt liglerdeki kulüp yöneticileriydi.
Bahis soruşturmalarına bu şekilde başlamışlardı.
Lakin bu sefer işe yukarıdan başladılar.
Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor gibi büyük camialarda görev yapmış isimlerin listede yer alması halinde gündemin çok daha hızlı değişeceğini düşünmüş olabilirler.
Konuya bir başka açıdan baktığımda ise bazı yurt dışı bahis sitelerinin dijital arşivlerine ulaşılmasının da süreci etkilediğini düşünüyorum.
Hatta bazı kaynaklarda, yasa dışı bahis oynadığı tespit edilen çok sayıda vatandaşa cezaların yazılmaya başlandığı konuşuluyor.
Yasal bahis sitelerini kullananlarla ilgili kayıtların ise zaten uzun zamandır ilgili kurumların elinde olduğu biliniyor.
Dolayısıyla asıl soru şu:
Bu bilgiler yeni mi ortaya çıktı, yoksa açıklanması için bugüne kadar mı beklendi?
İkinci durum ise bizi de ilgilendirecek gibi...
Bizim de alt liglerde takımlarımız ve bunların yöneticileri var. Bekleyip göreceğiz.
Peki, yaptırımlar ne olacak?
Kişiler ceza alırken kulüpler bundan nasıl etkilenecek?
Kitapta yazılanlar uygulansa galiba Türk futbolu çöker.
Bataklığın üzerinde çiçek yetiştirmektense, bataklık çürüsün; bir iki sene maç falan izlemesek de olur.
Peki, nasıl olsa iyi olur?
Birincisi, TFF elindeki tüm bilgileri ve belgeleri savcılığa sunacak.
Sonra istifa edecekler.
Liyakatli bir TFF gelecek. Mümkünse Fatih Terim formatında birisi olsun.
Gelen yönetim hakemler başta olmak üzere tüm milli takımlara el atsın.
Alt yapı, yayın ihaleleri ve daha birçok çözülmesi gereken sorun ya da adım atılması gereken konu var.