Yüzümüz ne zaman gülecek diye başlamak istiyorum.
En zor zamanlarda bile sportif başarılarla mutlu oluyorduk.
Bir yandan Futbol Milli Takımı, bir yandan şehrimizin takımı Bozokspor…
Alınan kötü sonuçlar canımızı sıkıyor.
Allah'tan MC Sistem Kadın Hentbol Takımı orta şekerli tadında.
Konumuz Bozokspor ve geleceği…
Bildiğiniz üzere takımda yönetim krizi vardı.
Kayyumun eşiğinde dönen kulüp, bir şekilde yeni başkana emanet edildi.
Yozgat kamuoyunun hiç tanımadığı bir isim.
Sonuçta bir yönetim oluştu.
Bu yönetim bir bakıma, “Kulübü sana verdik ama yönetimde şehrin sacayakları olacak” denilerek oluşturuldu.
Bu bağlamda yerel yönetim temsilcileri bir şekilde yönetime dahil edildi.
Baktığınızda güzel bir yönetim oldu.
Siyasi parti temsilcileri…
İş insanları…
Belediye, Valiliğe bağlı bazı kurum temsilcileri…
Spor camiasında bilindik isimler…
Buralarda hiç sıkıntı yok.
Öyle ya da böyle kısa sürede ciddi adımlar atıldı.
Takım sahaya çıkmayı başardı.
Saha dışındaki mücadele ne kadar yerinde de olsa saha içinde istenilen sonuçlar gelmedi.
En son maçta alınan hezimetin sonucunda, sadece saha değil yönetim de ciddi şekilde etkilenmiş olacak ki istifalar peşi sıra geldi.
Hoca kovuldu.
Üç yönetici istifa etti.
Sahadaki sonuçlardan hoca gitti ama istifa eden üç yönetici, daha büyük sorunların olduğunu düşündürüyor.
Yönetim bileşenlerini hesaba katacak olursak, Cumhur İttifakı'nın yönetimdeki temsilcileri desteklerini kulüpten çektiler desek çok da yanlış olmaz.
Eğer bu bahsi geçen yöneticiler siyasi parti adına orada bulunuyorlarsa bu yorumu kamuoyu yapacaktır.
Yapması doğaldır.
Belli ki Yönetim Kurulu Başkanı hem yönetimi hem de sahayı organize etmekte zorlanıyor.
Onu da anlayışla karşılamak lazım.
Bu yönetim ne kadar kendi yönetimi…
İlginç ve yanlış olan şu ki biz eylemleri yorumlayarak bu sonuca ulaşıyoruz.
Kulüp, kamuoyunu bilgilendirmede oldukça beceriksiz.
Kamuoyunu bilgilendirecek basını neredeyse yok sayarak hareket ediyorlar.
Sosyal medyada yayımladıkları ve altında hiçbir isim yazmayan “kurumsal” açıklamaları, kendilerini kamuoyuna anlatmaya yetmiyor.
Belki bu tercih meselesidir.
Saygı duymak lazım.
Lakin on binlerce kişinin bir şekilde takip ettiği bir kulübün iletişim kaynaklarını yeterince kullanmaması, tercihten daha başka sıkıntıların da olduğu kanısını doğuruyor.
Haydi basına mesafelisiniz, kamuoyuna niye mesafelisiniz?
Anlatmak zorundasınız.
Başkan çıkıp anlatmak zorunda.
Böyleydi…
Böyle oldu…
Böyle olacak…
Şunu yaptık…
Şunları yapacağız.
Amacınız şehre yeni bir kambur oluşturmaksa başarmak üzeresiniz.
Ama korkmayın.
Deyin ki sahaya çıkacak takım yoktu, kısa sürede takım yaptık.
Üstelik aldığımız topçular akşam pazarında kalanlardan…
Devre arasına bir şekilde gideceğiz.
Revizyon olacak…
Kulüpte para yok…
Bu parayla ancak bu kadar.
Ne bileyim, diyecekleri birçok şey var.
İstifalara dönecek olursak, kimse zorla bir yerde tutulamaz.
Yönetim Kurulu hem sahada hem de saha dışında sorumludur.
Yönetim Kuruluna ne kadar bilgi veriliyor?
Ne kadar fikirleri soruluyor?
Elbette bunlar da bilinmiyor.
Bir sürü bilinmezlik var.
Sorun belki de bundan ibaretti