Önümüzdeki genel seçimlerin olağan tarihi 7 Mayıs 2028…

Seçim bu tarihte yapılırsa mevcut Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın yeniden aday olamayacağı belirtiliyor.

Yeniden aday olabilmesi için Meclisin, Cumhurbaşkanının ikinci görev dönemi dolmadan seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerekiyor.

Bunun için de Mecliste 360 kabul oyuna ulaşılması gerekiyor.

AK Parti ve MHP’nin milletvekili sayısı, böyle bir karar için yeterli olmuyor.

Dışarıdan 34 milletvekilinin daha destek vermesi gerekiyor.

Bunun mümkün olmayacağını ifade etti Sayın Özgür Özel…

Siyaset bu…

Olur mu, olur…

Tersine de olur düzüne de …

Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından, anayasa ve kanunlar gibi konularla özel olarak ilgilenen ve açıklamaları son derece ciddiye alınan Sayın Mehmet Uçum, seçim tarihinin 2028’in mart ya da nisan ayında olması yönündeki düşüncelerini ifade etti.

Bu söylem, konunun kamuoyunda tartışılması ve zemin etüdünün yapılması için de olabilir.

Cumhurbaşkanının da seçimleri yenileme yetkisi var.

Ancak Erdoğan’ın yeniden adaylığı bakımından kritik nokta, yenileme kararını Meclisin alması.

2028’in mart ayına gelmeye daha çok var.

Düzelmesi gereken birçok şey var.

Bunların başında da ücretler…

Asgari ücretle geçinenler…

Emekli maaşıyla geçinenler…

Memur ve işçi maaşları…

Türk siyasi tarihinde kanun defterine yazılmamış ama herkesin bildiği gerçekler var.

Bunlardan biri de seçim öncesi fiyat ve ücret ayarlamaları…

Ben siyasi gerekçelerle değil, ekonomik nedenlerle seçimlerin daha erkene alınması gerektiğine inanıyorum.

2028 değil, mümkünse 2027’nin mart ya da nisan ayına…

Yıl sonu yaklaşmakta…

Emeklinin, memurun, asgari ücretlinin gözü kulağı yıl sonunda açıklanacak zamlarda…

Şayet bu seçim 2028 yılında olacaksa yıl sonunda kimse umutla bir şey beklemesin.

Zira kemer sıkma politikası devam edecektir.

Düşük ücret, yüksek enflasyon ve piyasadaki birçok şeyin fiyatının artması…

Devletin vergi tahsilatındaki agresif tutumu…

Bir şeyler gerçekten düzelecekse 2028’in mart ayını bekleriz.

Sıkıntı yok.

Ekonomik verilerin düzelmesi için tüm toplum yeterince fedakarlık yaptı.

Yapmaya da devam eder.

Lakin şu fon krizi, milletin yıllardır yaptığı fedakarlığı örseledi.

Evine iki ekmek yerine bir ekmek götüren vatandaş, hükümetin içindeki bazı kişilerin zevküsefa ve bolluk içinde yaşadığına, haksız kazançlar elde ettiğine ilişkin iddiaları görünce umutlarını kesme noktasına geldi.

Bu millet bunu hak etmiyor.

Yıl sonu geliyor.

Ne olacak bu ücretlilerin, emeklilerin hali?

Şener Şen’in Züğürt Ağa filminde olduğu gibi “güreş” müsabakalarını bekleyeceğiz.

Bekleriz beklemesine de…

Seçim zamanı sandıktan bir oy çıkınca, Züğürt Ağa misali, kendi oyunuzun nereye gittiğini sorabilirsiniz!